Sağlık
21 Kasım 2018 ( 179 izlenme )
Reklamlar

Sırtınız ve Beliniz Ağrıyor Ve Siz Bunu Fıtık Sanıyorsunuz Ama Yanılıyorsunuz !

Sırt ve bel a-ğrınız aslında sandığınızdan çok farklı olabilir. Aslında bazen bizi yanıltan hatalarımız oluyor ve bu hatalar sağlığımızdan ediyor. Bu tip durumlarda kendi kendimize teşhis koymadan önce bir doktora görünmüş olsak en azından erken teşhisle sağlığımıza tekrar kavuşabiliriz. Faset sendromu ismi pek duyulmamış bir hastalık olsa da belirtileri çok fazla kişi üzerinde görülmektedir. Ancak çoğu zaman fıtık şikayeti ile doktora başvuran kişilerde tespit edilebilmektedir. Çünkü faset sendromu yaşayan kişilerin dayanabildiği kadar gözardı ettiği bir hastalıktır. Peki faset sendromu nedir? Faset sendromu tedavisi nasıl olur? Faset sendromu egzersizleri iyileşmeye yardımcı olur mu? Faset sendromu ilaç tedavisi ile mi son bulur?

Faset Sendromu, sık görülen ve üzerinde yeterince durulmayan bel a-ğrılarının önemli bir nedenidir. Halk arasında bel omurlarında kireçlenme olarak bilinen bu durum, çoğu kez bel ve boyun fıtığı ile birlikte bulunabilir. Bu nedenle bir ağrı kaynağı olarak göz ardı edilebilir. Faset sendromu, özellikle 50’li yaşlardan sonra bel a-ğrısının en sık görülen nedenidir. Buna rağmen faset sendromu bir yandan halk arasında, diğer yandan da doktorlar tarafından yeterince tanınmayan, ihmal edilen ve üzerinde durulmayan bir hastalıktır. Doğru teşhis koyulamamış, anlaşılmamış, yeterince tedavi edilmemiş birçok bel a-ğrısı hastası, uzun süreli (kronik) bel a-ğrıları nedeni ile doktor doktor dolaşırlar, değişik a-ğrı kesici ilaçlar alırlar, sonu gelmeyen ve yeterince fayda görmedikleri fizik tedavi uygulamalarından fayda umarlar. Ağrılarına çare bulamayan bir kısım hasta ise bel ağrısını tedavi ettiklerini i-d-dia eden birçok tıp dışı uygulamacının kapısını dahi çalar, internette ya da televizyonda gördükleri i-stismar amaçlı ürünlerden fayda beklerler.

Halbuki omurganın arka yüzünde bulunan faset eklemlerinin yıpranması sonucunda ortaya çıkan faset sendromuna bağlı kronik bel a-ğrısının tedavisi vardır. Son derece basit işlemlerle, hastaların yaşam kaliteleri önemli ölçüde artar. Faset eklemler, omurganın arka tarafında yer alan omurları birbirine bağlayan ve omurganın hareketinde önemli rol oynayan küçük eklemlerdir. Bu eklemlerin çok karmaşık bir sinir ileti sistemleri mevcuttur. Bu nedenle de ağrıya duyarlı oldukları açıktır. Yaşlanmaya, darbelere, travmalara bağlı olarak faset eklemlerde oluşan bozulmalar şiddetli boyun, sırt ve bel ağrılarına sebep olabilir. Omurganın boyun ve bel bölgesi sırt bölgesine kıyasla çok daha hareketli olduğundan faset eklem bozukluklarına bağlı a-ğrılar daha çok bel ve boyun bölgesinde görülür.

AĞIR İŞLER VE SERT SPOR FASET SENDROMU’NU TETİKLİYOR
Faset eklemlerde bozulmalar, yaşlanmanın sonucu olarak ortaya çıkabileceği gibi, ağır işlerde çalışan gençlerde, sert spor yapanlarda da görülebilir. Ayrıca dengesiz yük taşıma da faset sendromuna yatkınlığı artırır. Faset eklem bozulmalarına bağlı a-ğrılar, belin yan tarafında hissedilir. Ağrı; kalçaya ve orta hattan yanlara doğru yayılır. Bel fıtığı a-ğrısı öne eğilmekle artış gösterirken, faset sendromu a-ğrısı daha çok geriye yaslanmak ve yana dönmekle şiddetlenir. Faset eklemlerde ortaya çıkan kireçlenmelerin çok artması durumunda omurilikten çıkan sinirler baskı altında kalabilir. Bunun sonucunda da bel ya da boyun fıtığı a-ğrısına benzeyen bir ağrı ortaya çıkabilir. Bu durumda olay boyundaysa omuza ve kola yayılan boyun a-ğrısı, beldeyse kalçaya ve bacağa yayılan bel a-ğrısı karşımıza çıkar.

2 FARKLI TEDAVİ YÖNTEMİ UYGULANABİLİR
Bu sendromun neden olduğu a-ğrıların tedavisinde faset eklem enjeksiyonu ve faset eklem denervasyonu gibi girişimsel yöntemleri uygulanır. Bu yöntemler, özel girişim odasında ve “Floroskopi” adı verilen radyolojik görüntüleme yöntemi kılavuzluğunda gerçekleştirilir. İşlem için genel anesteziye yani narkoza gerek yoktur. Hastaya uygun pozisyon verildikten sonra damardan sakinleştirici ilaçlar verilir ve lokal anestezi (mevzi uyuşturucu) ilaçları uygulanır. Ardından, floroskopi cihazıyla ilgili eklemler ve eklemlerin sinirlerinin geçtiği yerler görüntülenir. Eklem içine özel iğnelerle girilerek ilaç enjeksiyonu yapılır. Bel ve boyun fıtığı ile faset sendromu birlikte sık görüldüğünden bu enjeksiyonlar bel ve boyun fıtığı için uygulanan epidural ve transforaminal enjeksiyonlarla aynı seansta da yapılabilir. Faset sendromu için uygulanan bir diğer girişimsel tedavi yöntemi ise faset eklem denervasyonudur. Bu işlemde faset eklemlerin a-ğrısını ileten sinirler bloke edilir yani a-ğrıyı iletmeleri engellenir. Bu sinirler hareket ya da duyuyla ilgili sinirler değildir. Sadece a-ğrı iletiminden sorumludur. Bu nedenle bu sinirlerin duyarsızlaştırılması sonucunda herhangi bir fonksiyon ya da his kaybı oluşmaz. Sadece ağrı ortadan kalkar. Faset eklem denervasyonu için kullanılan en modern yöntem radyofrekans termokoagülasyon yöntemidir. Bu yöntemde sinire yüksek frekanslı radyo dalgaları ile oluşturulan kontrollü ısı uygulanır ve sinirin a-ğrıyı iletimi kesilir.

Kimse Okumadan Geçmesin

Dilerim kimse okumadan geçmesin.. Şöyle bir kaç dakika durup ne için kimler için yaşadığını sorguluyor insan.. Bakış açınızda farkındalık oluşturacağından eminim… Gerçekten Okumanızı öneririm..

K-anser çok büyük t-ravma yaşayan insanlarda olurmuş, mesela deprem yaşıyor ve yeniden bir hayat kurmaya çalışıyor. Bu t-ravma yaraya dönüşüyor. İçinde çok büyük fırtınalar kopanlarda, kötücül duyguları yüksek olanlarda oluyor. Doktorum, “Neden k-anser olduğunun yanıtı bulman gerekiyor. Seni gördüğün tedavilerle sıfırladık, ama bu nedeni bulup çözmezsen yine karşıma gelirsin” dedi. “Sizce neden?” dedim, “Çok fedakar ve hayır diyemeyen bir insan olabilir misin acaba?” dedi.


– Ruhumuzu tamir etmemiz gerekiyor yani… – Doktorum şöyle anlattı; alfa ve beta beyin dalgaları varmış. Beta beyin dalgasında olduğumuzda k-anser hücrelerinin üremesini sağlayan zeminde oluyormuşuz. Alfa beyin dalgasında olursak, k-anser hücrelerine karşı vücudu savunabilecek hücrelerin olduğu zeminde oluyormuşuz. Nasıl alfa beyin dalgasında olacağız? Kendimizi seversek, kendimize vakit ayırırsak, kendimizi mutlu edersek beyin zaten kendini alfada tutuyormuş. Alfa beyin dalgasında olduğun sürece bağışıklık sistemi inanılmaz iyi çalışıyor ve k-anser hücrelerini yok ediyor. Vücut her gün k-anser hücresi üretiyor, ama bazılarınınki yok edilemiyor. Doktorum, “Neden k-anser olduğunu bul, karşıma da bir daha gelme” dedi ve beni gönderdi… – Cevapları bulabildiniz mi? – Sürekli olumsuz bakmışım. Yaşadığım mutluluğu değil, yapamadığım şeylerin mutsuzluğunu büyütmüşüm. Okulunu okuduğum ve çocukluğumdan beri hayalini kurduğum bir işi yapıyorum. Yazarak kazanıyorum. Yaptığım işin iyi noktalarından birindeyim. Üç güzel çocuğum var, kocamı çok seviyorum. Yıllardır birbirimize bitmeyen bir bağlılığımız var. Annem, babam sağ. Ablalarım, erkek kardeşim benimle… Ama ben güzel olan bu tabloya değil, yetişemediğim yapamadığım şeylere takılmışım.

Ankara’da sobalı, tek odalı bir evimiz vardı. Orada yazıyorduk. Tek bilgisayar vardı, birimiz yazıyor yoruluyor, öteki oturuyordu. basitti hayatımız. O ilkel hale, ilk hale dönmek gerekiyor belki de… Para kazandıkça yaşam standartlarımız değişiyor. Önce bu durum hoşumuza gidiyor. Ama sonra o standardı korumak ve kaybetmemek için daha fazla çalışmak zorunda kalıyoruz. Bir bakıyoruz ki sahip olduğumuz şeylerin kölesi olmuşuz. Bunun sonu yok çünkü. Daha pahalısı, daha özeli, daha daha dahası hep var. Ama bunlara ulaşmak için yapılan fedakarlıklar çok yorucu olabiliyor. O yüzden öze dönüş yolları bulmak gerek. – İnsanlar böyle durumlardan öğrenerek çıkar…

Siz ne öğrendiniz? – Küçük küçük şeyler… Hastalık durumlarında hep, “Aman şimdi bir de ben arayıp rahatsız etmeyeyim” derdim. Meğer insanlar aranmak istiyormuş, bekliyormuş. Geçen gece kızlara mesaj attım; “Kirpiklerim çıkıyor” diye… Ne mutlulukmuş…Bir şeyi yetiştirmek için toprakla uğraşırsın da ilk filizi görürsün ya, onun gibi… K-emoterapi boyunca ağzının tadı olmuyor, meğer elmanın tadı ne güzelmiş. Yeniden insan gibi hissetmeyi, bedenen sağlıklı olduğum, sevip sevildiğim için şükretmeyi öğrendim. Kendine dönüp, kendinle ilgili yaptığın eksiklikler neyse onları tamamlamayı öğretiyor. Farkındalığım arttı, altı ay öncesinden daha mutluyum. Başkası için yaşadığında vücut ‘error’ veriyor, “Pardon kendin için yaşayacaksın” diyor. Metin Hara’nın kitabında “Bencillik önce ben demek değildir, bencillik sadece ben demektir” diyor. Önce ben demek gerekiyor, önce ben demezsen, başkasına da diyemezsin. Çok tuhaf bir yolculuk. Bir sürü şeyi içinde yaşıyorsun.  Sema Ergenekon:

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu Süt Maskesi Tüm Hasarlı Hücreleri Onarıyor İstenmeyen Tüyleri Yok Ediyor Süt Gibi Beyaz Ve Zarif Cildiniz Olacak Mutfak İçin 20 Pratik Bilgi Alzheimer Hastası Olmamak İçin Terketmeniz Ve Edinmeniz Gereken 9 Alışkanlık Mucizevi Japon SU Terapisi